“GİV GİRİŞİMCİ BULUŞMALARI”NIN KONUĞU, EYÜP SABRİ TUNCER YÖNETİM KURULU BAŞKANI HASAN ENGİN TUNCER OLDU”
Girişimci İşadamları Vakfı (GİV) tarafından girişimcilerin bilgilendirilmesi, bilgi ve tecrübe paylaşımı için düzenlenen “GİV Girişimci Buluşması” programı, Bahariye Mevlevihanesi’nde Vakıf Merkezi’nde gerçekleştirildi.
Girişimci İşadamları Vakfı (GİV) tarafından girişimcilerin bilgilendirilmesi, bilgi ve tecrübe paylaşımı için düzenlenen “Girişimci Buluşmaları”, 27 Ocak 2026 Salı günü Bahariye Mevlevihanesi’ndeki Vakıf Merkezi’nde gerçekleştirildi. GİV Genel Başkanı Mehmet Koç, GİV Yönetim Kurulu üyeleri, vakfın üyeleri ile konuyla ilgili akademisyenler, STK temsilcileri ve genç girişimcilerin yoğun katılımıyla gerçekleşen Girişimci Buluşmalarında konuşan Hasan Engin Tuncer, başta kolonya olmak üzere ürünleriyle sektöründe önemli bir yere sahip olan Eyüp Sabri Tuncer firmasının kuruluşundan bugüne kadar ki girişimcilik hikâyesini katılımcılarla paylaştı.
Şenol Vatansever’in moderatörlüğünü yaptığı programda GİV Tanıtım filmi sonrasında selamlama konuşmasını yapmak üzere kürsüye gelen GİV Genel Başkanı Mehmet Koç;
Girişimci buluşmaları programlarının tecrübe aktarımındaki önemini anlattı. Girişimci İşadamları Vakfı’nın 2005 yılı içerisinde gerçekleştirdiği faaliyetlere de değinen Mehmet Koç, 6 Aralık 2025 tarihinde gerçekleştirilen Türkiye Girişimci Buluşması programına yüzlerce projenin katıldığını, onlarca kişiye ödüllerinin takdim edildiğini ekledi. Girişimciliğin, Girişimci İşadamları Vakfı’nın en büyük öznesi olduğunu söyleyen Koç, sözlerine şöyle devam etti: " 11-12 yıldır bu işe kafa yoruyoruz. Girişimcilik konusu Türkiye ve dünyada artık daha fazla gündemde yer buluyor. Geçen gün internet kanalımızda da bahsettiğim gibi Türkiye'de bir “Girişimcilik Bakanlığı” mutlaka kurulmalı. Çünkü her birinizin iş adamı çevresi var, gençlerin de kendi çevreleri var, bu işler bir kamuoyu meselesidir. Bugünkü Kore'yi (Güney) Kore yapan girişimcilik ve startup bakanlığıdır. Bir işe giriştiğiniz zaman kamu otoritesinin, kanun yapıcının, finanse edicinin hatta pazarınızın müşterinizin, sizinle ilgili birtakım dizaynlara ihtiyacı var. Yeni firma olmanın getirdiği, girişimci olmanın getirdiği bir takım özelliklerden dolayı biz GİV olarak diyoruz ki Türkiye Cumhuriyeti’nde çok sayıda bakanlık var, çok sayıda bakanlığın girişimcilere sağladığı imkânlar var, bunları bir koordine edelim. Eskiden denirdi ki bizim petrolümüz yok şimdi değiştiriyoruz onu, petrolümüz de var elhamdülillah, doğalgazımız da var. Türkiye orta vadede enerji problemini çözerse, cari açığını çözebilirse, içinde bulunduğu coğrafyadan getirdiği sıkıntılardan çok kolay kurtulacağı benzemiyor açıkçası. Şimdi çok kutuplu bir dünya var" dedi. Dünya genelinde ve Türkiye özelinde meydana gelen gelişmelerin ülkemiz açısından etkilerini ele alan Mehmet Koç katılımcılara teşekkür ederek sözlerini tamamladı ve mikrofonu misafir konuşmacıya bıraktı.
“Benim konuşmam bir tecrübe paylaşımı olacak sizlerle… 102 yılını idrak eden Eyüp Sabri Tuncer firmasının 52 yıllık aşamasının içinde bulunmuş bir kişiyim. Dedem Eyüp Sabri Tuncer Ankara’daki ilk şubeyi açtığında çok farklı bir dönem, ikinci Dünya Savaşı’ndan çıkmış, İnegöl’den Ankara’ya gelmiş, kendisi aynı zamanda kırmızı şeritli İstiklal Madalyası sahibi. Çocuklarını memlekette bırakıp Ankara’ya gelmiş. Piyasaların durduğu bir dönemde birkaç arkadaşı ile beraber ellerindeki ürünleri pazar yerlerinde satalım diye çıkılan bir yolculuğun sonu bu Ankara’daki mağaza… Arkadaşları satıştan beklediklerini bulamadıkları için geri dönmek istemişler ama rahmetli Eyüp Sabri Tuncer onlara “Ben Ankara’ya gideceğim çünkü Cumhuriyet ilan edildi. Ankara’da ticaret başlayacak, ticaret hayatı daha yoğun olacak” diyor ve Ankara’ya yerleşmeyi ve bir ticarethane kurmayı hedefliyor. Girişimci bir ruh olduğu için kendisi önceden hissedebiliyor bazı şeyleri. Ve o tarihlerde Ankara’da kaloriferli olan tek binanın içindeki iki yeri kiralıyor. Aileden kalan herhangi bir servet olmadığı halde o günkü şartlara göre çok büyük bir cesaret bu. Ortağı ile her türlü ürünün peşinden fişini keserdi. Biz üç ortağız üçüncümüz devlettir derdi. Her şeyin faturası KDV ile beraber kesilirdi. Bu yazma kültürü olunca bizler bu 1923’ü insanlara daha rahat anlatabiliyoruz. Rahmetli dedemin bu çalışmalarından sonra bu ülke için neler yapabilirim diyen insanlar için kriz ortamları çok güzel fırsatlar da doğurabiliyor. Ankara Ticaret Lisesi’nin ilk mezunlarından kendisi… Limon kolonyasından başlayarak hammadde ithalatına başlıyor. Esansın fiyatını 10’da bir fiyatına indirdim demiş babasına… Babası senin tahsilin de yetersiz bu iş üzerine çalışan bir sürü insan var, yapamazsın demiş. Esansı alıp götürmüş babasına “nasıl?” diye sormuş babası bakmış “çok güzel” demiş. Bundan daha güzeli var demiş. “Nedir?” “Fiyatı tam 10’da 1 demiş. Ondan sonra dedem Rahmetli babama inanmaya başlıyor. Kendi formülünü karışımını yaparak üretim yapmaya başlayan tek kişi oluyor. Yıl 1980’lere geldiğinde şirkete bir mektup geldi. Maliye Bakanlığının yapacağı bir çalışma için şirketiniz seçildi bununla alakalı maliye bakanlığından uzmanlar gelecek ve Türkiye’de bir uygulamaya geçilecek nedir bu? KDV uygulaması. Maliye ile ilgili herhangi bir sorun olmayacak. Defterini düzgün tutacak kayıtlarında sorun yaşamayacak, ithalat ihracat yapan toptan ve perakende satış yapan firmalar gerekiyor. Sonuçta KDV zinciri nasıl oluşuyor. Onun simülasyonu yapılacak. Alman uzmanlar gelip Türkiye’dekilere süreç nasıl ilerleyecek bunu anlatacaklar. Peki bu iş ne kadar sürecek? Bir yıl… Bir işyerinin muhasebe kısmının neredeyse yarısını maliyeye ayırmak demek… Sanayi ve Ticaret Odası da çok iyi biliyor ki bunlar nasılsa sağlam kimsenin başı ağrımaz. Kayıtları da düzgün... Zaten Ankara’da ilk üçün içindeyiz her zaman… Vergi rekortmenleri arasında bir kolonya firmasının içinde ilk üçte olması gerçekten komik bir şey… Bir senelik süreç yaşandı. KDV’yi kimse bilmezken biz biliyorduk bu vesileyle… 12 Eylül’ün sonlarıydı (zaman olarak) Yani siz işinizi düzgün yaparsanız bazı şeylere örnek olabiliyorsunuz… “ diyerek girişimcilik alanında başarılarını geçmiş hatıralar üzerinden paylaşan Engin Tuncer program sonunda katılımcılardan gelen sorulara cevap verdi.”
GİV Girişimci Buluşmalarındaki konuşmaların ardından GİV Genel Başkanı Mehmet Koç, Sn. Hasan Engin Tuncer’e İstanbul’un fethine ilişkin tablo takdim etti. Hatıra fotoğraf çekiminin ardından program sona erdi.