page-cover

KORONA TEDBİRLERİ KAPSAMINDA "KOBİ"LERLE İLGİLİ GİV BASIN BİLDİRİSİ

Haber 27.04.2020

COVİD-19 SALGINININ KOBİLERE ETKİSİ VE YAPILMASI GEREKENLER

             2018-2019 döneminde yaşanan döviz dalgalanması sonrası artan enflasyon oranı, buna bağlı maliyet artışları ve tüketimin düşmesi üreticilerin istihdam azaltmasına sebebiyet vermişti. Aynı dönemde kredi maliyetlerinin artması, teminat sorunları, özel bankaların kredi vermekte zorluk çıkarmaları üreticileri son derece zor duruma düşürmüştü. Üreticilerin bir kısmı yurtdışı pazarlara açılarak bu zorlu dönemi aşmaya çalışmıştı. 2019 yılının ikinci yarısı ekonomik göstergelerin negatiften pozitife döndüğü bir dönem iken önceki dönemde kaybedilen ekonomik değerler henüz tam yerine konamadan 2020 yılı Covid-19 salgını ile başladı.

             Bu salgın diğer ekonomik zorluklar ve krizlerden farklı olarak 1. ve 2. Dünya savaşından sonra etkileri tüm dünyada görülen en büyük olaydır. Hemen hemen tüm sektörleri etkilemiştir. Etkileri göz önüne alındığında en fazla hasar bırakma ihtimali olan alanlardan biri de maalesef KOBİ seviyesindeki üreticilerdir.  KOBİ’ler hem sayısı itibariyle hem de oluşturdukları istihdam ile ülke ekonomisinde çok önemli bir yer tutmaktadırlar.

            Kobilerin bu salgını en az hasar ile atlatılabilmesi için hem devlet hem de firma yöneticilerinin bazı tedbirler alması zaruridir. Bu tedbirler:

Devlet ve firma yöneticileri bu salgının ağır etkilerinin üç aydan daha fazla sürebileceğini ve yılsonunakadar orta şiddette devam edebileceği gerçeğini göz önünde bulundurmalıdır.

Devlet salgından en fazla etkilenen sektörleri süratle tespit etmeli ve katkılarını etkilenme oranına göre düzenlemelidir.

Üretim faaliyetlerinin durmaması ve istihdam yapısının bozulmaması için devletin finansal destek paketi genişletilmelidir. Çalışanlar için kısa çalışma ödeneği desteğinin şartları mümkün olduğunca esnetilmelidir. Ücretsiz izin kullandırma seçeneği durumunda işsizlik sigortası fonu da devreye alınmalıdır.

Kamu ve özel bankaların Kobilere kredi imkânları kolaylaştırılmalıdır. Daha önce de devletin verdiği faizsiz kredi desteği tekrar verilmelidir.

Devlet, KOSGEB aracılığı ile daha önce de pek çok defa yaptığı faizsiz geri ödemeli destek paketleri hazırlamalı ve hızlıca devreye almalıdır.

Uzun süreli genel sokağa çıkma yasağı düşünülmemelidir.

Personel çıkarma birinci seçenek olmamalıdır. Duran çarkı tekrar başlatmanın zorluğu unutulmamalıdır. Salgının olumsuz etkilerinden zarar gören firmalar devlet desteklerinden ve kamusal kurumların rehberliğinden faydalanmalıdırlar.

Firmalar evde uzaktan çalışma seçeneğinden mümkün olduğunca yararlanmalıdırlar.

Üretim, ticaret ve hizmet ortamlarındaki fiziki şartlar çalışanların ve müşterilerin salgın etkilerinden korunmaları dikkate alınarak yeniden oluşturulmalıdır.

Nakit varlıkların bu dönemde her zamankinden daha önemli olduğu unutulmamalıdır. Erteleme imkânı olan her türlü ödeme ertelenmeli ve firmanın ödemeler dengesini bozacak nakit çıkışları önlenmelidir. Kısa vadeli hedef olarak üç aylık bir dönemde minimum maliyet ile üretimi faal tutacak tüm imkânlar zorlanmalıdır.

Hem iç piyasanın hem de ihracat imkânlarının aynı anda sekteye uğradığı ender bir dönemden geçildiği hatırda tutularak, sektör içi bilgi ve tecrübe paylaşımı en üst seviyeye çıkarılmalıdır. Az sayıda olsa da aktiviteleri artan veya azalsa bile devam eden sektörlere yönelik üretim kaydırılması seçenekleri değerlendirilmedir.

KOBİ’ler her zaman ülke ekonomisinin en önemli dinamiklerinden biri olmuş ve öyle de olacaktır. Bu nedenle mevcut durumun mutlaka düzeleceği akıldan çıkartılmamalı, ARGE çalışmaları muhtemel yeni ihtiyaçların karşılanabilmesi için değerlendirilmelidir.