18.05.2012
Girişimci Buluşmaları - Nisan 2012 - Hulusi Şentürk - 23.04.2012

Girişimci İşadamları Vakfı olarak her ay düzenlediğimiz “Girişimci Buluşmaları” nisan programını 23 Nisan 2012 Pazartesi günü TSE Başkanı Sayın Hulusi Şentürk’ün Katılımı ile gerçekleştirdik. Programın açılış konuşmasını yapan Vakıf Başkanımız Sayın Mehmet Koç, Standardizasyonun önemine değinerek geç kalınmış ama yapacak daha çok şeyin olduğu bir konu olduğundan bahsettikten sonra, vakıf çalışmaları hakkında bilgi verdi. Gelecek programa Nesma Holding başkanı Sayın Saleh Ali Al Turki’nin katılacağını haber veren Koç Kürsüyü Türk Sdandartları Enstitüsü Başkanı Sayın Hulusi Şentürk’e bıraktı.  Hulusi Şentürk’ün konuşması;

 

Standart dediğiniz şey aslında görünmeyen bir sömürünün arkasındaki bir güçtür. Tüm dünya insanlığı sadece 3-5 ülkenin kuruluşları tarafından sömürülmektedir. Askerleriyle gelmiyorlar, eskisi gibi politikacılarıyla da gelmiyorlar. Çünkü halkın bilinci yükselmiş durumda olmasına rağmen başka yollarla yani standartlarıyla gelerek sizleri sömürmeye devam etmektedirler.

 

Çoğunuz sanayicisiniz, bir ürün ürettiğinizde ne yapmak zorundasınız, o ürünü standartlara uygun üretmek zorundasınız. Yoksa pazara çıkamaz hele ki ihracat hiç yapamazsınız. Pazarda var olabilmek için standartlara uymak zorundasınız. Ama pazarda büyüyebilmek için standartlara uymak yetmiyor. Standartları koyan olmanız gerekiyor.

 

Standart dediğimiz şey bir ürünü standart üretmemiz anlamı yetmiyor. O malı standartlara uygun ürettiğinize dair belgeniz olması gerekiyor. Biz buna sertifikasyon diyoruz. Ama sertifika alabilmeniz için ürünlerinizin teste tabi olması gerekiyor. Laboratuvarlara çok ciddi bedeller ödeyerek analizler yaptırıp o belgeyi aldınız. Yine yetmiyor. Nereye mal satacaksınız? 

 

Geçelim ürün belgelendirmeye… Önünüzde su var. Bakın üstünde İSO 9001 gibi tuhaf tuhaf numaralar vardır. Bu belgelerin Pazar büyüklüğünü öğrenmenin de en basit yolu o ülkedeki gayri safi milli hasılanın 1000de 2’sini almaktır.

 

Türkiye’de otobanların kenarlarında korkuluklar vardır. O korkulukların çarpım testleri yapılır. Belli bir ivmeyle çarpılır ve bakılır ne kadar dayanıklı ne kadar değil. Avrupa’nın standardına göre bunu belgelendirmeniz lazım. Bu belgelendirme yapacak kuruluşta Avrupa’da. Adamlar bize yetki vermiyorlar.  TSE’nin bu konuda test yapabilmesi için bizi akredite etmeleri lazım ama etmiyorlar. Yalnızca kendileri yapıyorlar kısacası tekelleşme durumu söz konusu. Bir Türk firması başvuru yapacak ki, burası bir dernek. Avrupalılar bir ticaret yapacakları zaman ya dernek veya vakıf üzerinden yaparlar.

 

İslam Dünyasında ne yazık ki, bir tane TSE yok. İslam Dünyasındaki kuruluşları toplayın bir TSE etmez. Olayın facia boyutunu bileseniz diye söylüyorum. Hatta onların eğitimlerinin çoğunu bizim arkadaşlar verir. Mısır biraz iyi, Tunus da bir iki ufak şeyler var. Bunun dışında İslam Dünyasına bir altyapı yok. Çok ünlü Malezya bile “Helal Gıda” standardı olarak tüm dünyaya adını duyurmuştur. Ama bu alanda zerre miktarda adı yoktur.

 

Bizden herhangi bir şey bekliyorsanız ben bir Kamu Kurumuyum. Kamu kurumlarını bilirsiniz. Karar almak istersem en az 6 ay geçer. Bir iş yapmak istersem 6 aydan önce başlayamam. Allah muhafaza bir iş yapamaya göreyim, Sayıştaydan denetçisine nesi varsa gel bakalım derler. Çünkü bizde icrai sorumluluk vardır ama ihmali sorumluluk yoktur. Yani görevimi ihmal ettim diye beni kimse yargılamaz. Türkiye’nin 2 Milyar Doları giderken ey TSE nerdesin diye kimse sormaz. Ama şurada ben bir iş yapmaya kalkayım bin defa denetimden geçerim. Ne yazık ki, böyle bir bürokrasimiz var. Halen değiştiremediğimiz ve dönüştüremediğimiz bir kamu kurumumuz var. Bu yüzden benden medet ummayın. Lakin TSE olmadan da, bu alanda hiç kimse bir şey yapamaz.

 

Bu sebeple geçtiğimiz aylarda KANUN Hükmünde Kararname çıkardı hükümetimiz. TSE’nin çözüm ortaklıklara girebilmesi için, yani işbirliklerine girebilmesi için yasal düzenlemeyi yaptık çok şükür. Dolayısıyla yurtdışında bu tür işbirliklerine girebiliyorum. Ortak olarak değil, TSE’nin bir nevi acentası olarak başlayabilirsiniz. Peki acentalık nasıl olacak? Çıraklık dönemi için lazım. Birkaç yıl TSE’nin acentası olarak çalışırken öte yandan piyasayı ve işi öğrenip akreditasyon havuzunu genişletip arkasından bize arkanızı çevirerek yolunuza gidebilirsiniz.

 

Helal Gıda konusuna gelince bu pazarda küçücük bir yer teşkil eder. Ama ahiretimiz açısından çok büyük olduğu için TSE standartları olarak bu işe girdi. İslam Kalkınma Teşkilatı’nın bünyesinde oluşturulan “İslam Ülkeleri Standardizasyon ve Metodoloji Merkezi’nin standardı 2011 Mayıs ayında yayınlandı. Haziran ayında TSE olarak adapte ettik ve belgelendirmeye başladık. 

 

Helal belgesini ürünün üstüne yazmak yasaktı. Biz o yasağı da kaldırdık. Kamu kurumu olarak otomatikman yasaklar kalkmak durumunda  kalıyor. Biz kapıları açmak için bu işe girdik. Yoksa helal gıda alanında çok büyümeye ihtiyacımız yok. Kaldı ki, bizim büyümemiz çok doğru değil. Hassasiyeti olan kurum ve kuruluşlarımızın büyümesi lazım. Dünya facia. Avustralya’da helal kesim domuz kesim sertifikası veriliyor. Çünkü helalliğin sadece hayvanın boğazını kesmek olarak algılayan bir mantık var. Almanya da helal gıda sertifikası veren kuruluşların başındakiler %80’i hristiyandır. Ne yazık ki bizim içimizde telefonla helal sertifikası veren kişiler vardır. Geçtiğimiz günlerde uzak doğudaydım. Coca Cola’ya helal sertifikası verilmiş. Bizim her ürüne helal sertifikası verebilmemiz için ürünün muhtevasını bilmemiz lazım. Coca Cola kullandığı formülü açıkladı da ben mi duymadım? Helal belgelendirmeye geçmeyi düşünüyor. Altına gerekçeyi yazmış. 600 Milyon Euro pazarı var diyor. Eğer bunlara kalacaksa bu iş biz niye varız bilmiyorum? O zaman Bakara suresinin 33. Ayetinde Allah bizi yaratırken bize yakıştırdığı sıfata ne kadar layık olduğumuzu derin bir şekilde düşünmemiz gerekiyor.

 

Eğer bu iş alanına işadamlarımız bir araya gelip girmeyi düşünürlerse birkaç yıl umduklarını bulamayabilirler. Ama istikrarlı bir çalışma neticesinde İslam Dünyasında özelliklede özel ilişkiler kurarak da geliştirebiliriz.

 

Bana bu zamanı verdiğiniz için teşekkür eder saygılar sunarım.

 

Diyerek konuşmasını bitirdi.

 

Konuşmanın tamamı için tıklayınız /  uploaded/file/tse baskani hulusi senturk konusmasi.pdf

 

DİGER HABERLER